BİLGİLENDİRME:
Açık hava müzesi gibi gezilen ilçenin geniş ve bereketli ovası damak zevkine düşkün olanlar için leziz sebzeler, meyveler, zengin ot çeşitlerini barındırınca Tire Ege’nin en renkli, en ilginç çarşısı olma özelliğini kazanıyor. Salı günleri kurulan pazarda geleneksel Osmanlı kültürünü yaşatan izler görülüyor. Çarşının dükkanlarında semer yapanlar, keçeciler, ipçiler, urgancılar, saraçlar, yorgancılar, nalıncılar, yularcılar, hasırcılar dün nasılsa bugün de aynı heyecanla el sanatlarını sürdürüyorlar. Küçücük dükkanlarında kömür ütüsü kullanan terziler, henüz kuaför olmamış mütevazı berberler, marketleşmemiş bakkal kokan bakkallar yıllar öncesinden kalmış asılı tabelaları altında çalışıyorlar.
Sokakların sessizliği, evler, cumbalar, çıkmalar, kapı ve pencereleri ile Tirede zamanın durduğu hissine kapılmanıza neden oluyor. Camiler, çeşmeler, hanlar, hamamlar, türbe ve tekkeler, medreseler Tire tarihinin çok eskilere dayandığını ispatlarcasına tarihi dokuyu güçlendiriyor.
Belediye hoparlörlerinde okunan Türkçe pazar duası ile başlıyor pazar. Dolaşan herkes ellerini açıp dua ediyor, sembolik olan bu dua da dürüstlük ve doğruluk teması işleniyor. Pazarda ürünlerin satıldığı tezgahlar heyecan verici olduğu kadar kışkırtıcı tazelikleri, güzellikleri sergiliyor. Dağ ve ova köylülerinden oluşan pazarcıların büyük bölümü kadın olunca ortaya samimi, içten çok renkli bir tablo çıkıyor. Bir çoğu kendi bahçesinde yetiştirip birkaç saat önce koparıp getirdiği “Ayşe kadın fasulyeleri”, domatesleri, biberleri, patlıcanları, sulu kütür kütür özel lezzetiyle “kebap eriğini”, yöresel otları bula bilirsiniz.
Tire ve yöresinin geleneksel yemeklerini 1956 yılından günümüze, cemiyet ve düğün yemeklerini tamanen geleneksel yöntenlerle hazırlayıp(Odun ateşi ve kalaylı bakır kazanlarla pişirilir), modern ve hijyenik ortamlarda hazırlayıp, hızlı, güvenli ve titiz servi sunumuyla hizmet vermekteyiz

|